İsminiz ve Kişisel Markanız

Eski Web

“En değerli varlığımız: Adımız!”

Kişisel marka yönetimi, her zaman ünlü olmak demek değildir, aslında kendi markanızı yönetmek, hangi işi yaparsanız yapın, kendinize ait bir stilinizin olması veya aynı işi yapan kişilerden farklı ve daha bilinir olmak, konu başlıklarımız.

İsmimiz aslında markamız, hele de zor bulunan bir ismimiz var ise, marka olarak yaymak ve bilinir kılmak çok kolay olacaktır. (Ancak söylenmesi zor isimler için bunu söyleyemeyeceğim) Özel Oytun Türkoğlu olarak benden Türkiye’de bir tane daha olmaması bu konuda bana çok avantaj sağladı diyebilirim. İsminizi web’de satın almak ilk adım. Kendi adımdan örnek verirsem, bu yazıyı okuduğunuz www.ozelturkoglu.com adresi bana ait. Özel’in daha az bulunur bir isim olmasının avantajını kullanmak için daha çok onu ön plana çıkarıyorum. İsminizi web’de almak için www.godaddy.com, www.domainsearch.com,  www.turkticaret.net gibi adreslerden faydalanabilirsiniz. Sizi tanıtan bir web sitesi, hakkınızda araştırma yapacak herkese gerekli bilgiyi verecektir. Bunun kartvizitten daha etkili olduğunu söyleyebilirim. Genel anlamda, biyografiniz, fotoğraflarınız, basında siz veya blog yazılarınızın olduğu bir site hakkınızda birçok şeyi karşı tarafa söyleyecektir. Sürekli ilgilenildiği belli olan (güncel) bir web sitesi ise gelen ziyaretçilerin tekrar gelmelerini sağlayacaktır. Hele ki sosyal medya ile birleştirilmiş ise etkisi muazzam oluyor. Emailinizi istediklerinde, ozel@ozelturkoglu.com benim email adresim demek, karşıda bir marka algısı oluşturuyor. Direk olarak www.ozelturkoglu.com ‘u inceleme isteği yaratıyor. Web sitenizi yapmanın birkaç yolu var, www.wix.com , www.themeforest.net , www.kimdir.com bunun için kullanabileceğiniz web siteleri, wix.com ile isminizle başlayan bir web adresi alabilirsiniz. (benimismim.wix.com gibi) Veya kendi adınıza olan web adresini, wix’de hazırlayacağınız bir web sitesine bağlayabilirsiniz. Eğer biraz uğraşayım ama güzel bir web sitem olsun diyorsanız, themeforest.net ‘ten satın alacağınız wordpress temasını kendi web sitenize uygulayabilirsiniz. Çok kolay bir işlem değildir, ancak üzerine biraz eğilmeniz halinde, zor da değil. En basit çözüm ise, kimdir.com sitesinden, benimismim.kimdir.com ‘u yaratmak ve bunu web sitesi olarak kullanmak. Çok etkili değil ancak hiç olmamasından iyi.

İsminizi web sitenizde tam olarak kullanmanın yanı sıra, sosyal medyada da olduğu gibi kullanmak, marka bilinirliğinizi arttırmanın ikinci yolu. Twitter, facebook, instagram, foursquare, youtube ve pinterest’te kullanıcı adı olarak tam isim kullanmak, insanların aklına isminizi kazımanızı sağlıyor. Sosyal medyada var olduğum tüm mecralarda, bana, @ozelturkoglu kullanıcı adı ile ulaşabilirsiniz. Marka olarak kullandığım ozelturkoglu’yu sosyal mecralarda da aynı şekilde kullanmam, hem kolay tahmin edilmeyi, hem de akılda kalıcılığı arttırıyor. Gireceğiniz içeriklere göre hangi mecranın daha aktif kullanılması gerektiğine karar vermek için, benzer örneklerin davranışlarını incelemek gerekiyor. Görsel ve moda ağırlıklı içerikler için instagram, yazılı ve kısa içerikler için twitter, insanlarla, bulunduğunuz yerler aracılığıyla bağlantı kurmak için foursquare, hem görsel, hem yazılı içerik için facebook avantajlı olabilir. Twitter’ı çok aktif kullanan biri olarak, kişisel markasını geliştirmek isteyen herkese de aynısını öneriyorum. Sadece sizi takip etmek isteyenlerin gördüğü, yazdıklarınıza tepki verdikleri bir ortam, birebir ilişkiler için ideal. Sizin yarattığınız bir içerik bu kitle tarafından kabul görüyor, zaten beğenmeyen takip etmeyi bırakıyor. Reklam ile yüzbinlere yapılan çalışmalarda, bundan etkilenen kitle aslında belki de twitter’daki takipçileriniz kadar. Reklam için twitter’ı dolaylı şekilde kullanmak çalışıyor ancak direk ürün satışı tam tersi bir etki yapıyor. Bir insan, kendisine reklam yapsınlar diye bir başkasını neden takip etsin ki? (bu reklamdan bir yarar sağlamıyorsa!) Sizi takip edenlere keyif verecek, yararlı olacak ve takip etmeye değer buldukları içeriklerin arasında verilecek indirekt reklamlar daha çok işe yarıyor. Sosyal medyayı aktif kullanmak, sürekli iş imkanları doğuruyor. Swarm check-in’imi görüp, beni ziyarete gelen takipçiler ile, birçok konuda iş yaptığımızı söyleyebilirim. Ancak bunu yapabilmek için, sosyal medyada ürettiğiniz içeriklerin, sizi takip edenler tarafından faydalı veya eğlenceli bulunması gerekiyor. Varılmak istenen noktayı belirledikten sonra, buna uygun adımlarla, sosyal medyada ilerlemek ve kendinize zaman tanımak bunun çözümü.

Satışın ana kuralı, insanlar duygu satın alıyorlar. Aslında aldığınız her üründe, satın aldığınız şey duygu. Aynı tip ürünlerden birini tercih ederken, koku, renk, ambalaj, yapılan reklamın içeriği veya onu kullanırsanız oluşacak imajınız, kararlarınızı etkiliyor. Bu nedenle markanızı planlarken, sizi takip edecek veya muhtemel müşterilerinize hissettirmek istediğiniz duyguya karar vermek gerekiyor aslında. İşin püf noktası bu. Ne hissederse satın alır? Aldığında ne hissetmesini istiyoruz? Birçok markanın mağazasına girdiğinizde duyduğunuz koku, aslında sizin satın alma eylemini gerçekleştirmenizi tetikleyecek bir ajan. Genellikle üretme olan bu kokular sizin o reyondaki veya mağazadaki ürünleri alma olasılığınızı arttırdığı test edilip, onaylanmış kokular. (Marketlerin temizlik reyonları hep limon kokar? Veya her reyonda patlamış bir deterjan torbası vardır!)

Arizona State Üniversitesi’nden Robert Cialdini, psikoloji ve pazarlama arasındaki ilişkiyi incelerken şöyle diyor: “İnsanlar birşeyi satanı beğeniyorlarsa, onu almaya daha istekli oluyorlar.” Yapacağımız iş her ne olursa olsun, satan biz olacağımız için, daha beğenilir ve ilgi çeken bir marka yaratmak, satışı kolaylaştıracaktır. Bir de diyor ki Sayın Cialdini “Ne satarsan sat, kendini satarsın”. Pazarlamaya ilgisi olan herkes bu deyimi birçok kez duymuştur. Ancak uygulamada nasıl kullanılacağını bilmek, metodlarını belirlemek ve üzerinde çaba sarfetmek, bunun olamzsa olmazları. İsminizin marka olması, ürünlerinizin satılmasında ne kadar etkili olabilir? Gerçek kişilere dokunmak kolaydır ama markalara dokunmak zor. Kişi ile markayı ilişkilendirmek, markayı hissedilebilir ve ulaşılabilir kılıyor. Hele ki bu kişi o markanın sahibi ise. Bilinirliği fazla olan bir kişinin sattığı ürünlerin de bilinirliği otomatik olarak artıyor. (Instagram’da aynı imajı bir marka ve bir kişi paylaşıyor, kişinin paylaştığı kat be kat fazla beğeni alıyor.) Kendi bilinirliğimizi arttırmak, dolaylı yoldan ürünlerimizin satışına da yansıyacaktır. Şirketleri belirli büyüklüğe ulaşan bir çok işadamı kendi isminin bilinirliğini arttırmak suretiyle satışlarını arttırmak üzerine çalışmaktadır. Marka veya pr ajansları bu konuda çalışmalar yapmaktadırlar.20

1

Yorum Yok

    Yorum Bırakın

    17 + six =