İşyerlerimizde günümüzün büyük bir kısmını geçiririz..

İş Dünyası

 Bir işverenin iş ortamından tek beklentisi verimliliktir. Ve genellikle de verimlilikten eksilten her türlü soruna tahammülü yoktur.

Çalışanların ise iş yerinden beklentisi daha fazladır. Maddi doyuma ulaştıran, fiziksel şartları uygun, stressiz, söylerken insanı gururlandıran bir ünvanı olsun ister. Prim ister, ikramiye ister, izin ister. İster de ister..

İşverenin verimlilik ile  kazanç sağlaması için hedefleri olan etkin personele ihtiyacı varken, çalışan personelin beklentilerini karşılaması için verimliliğe katkı sağlaması gereklidir.

Bu döngü böyle devam eder, etmediği durumlarda yollar ayrılır..

 ‘’iyi bir çalışma ortamı, kimsenin fiziksel veya mental zarara maruz kalmadığı çalışma ortamıdır.’’

  — Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)

Çalışanın iş ortamından beklentisi yüksek olduğundan bahsetmiştim. Peki verimlilik için çalışma ortamı nasıl olmalı..?

 Hangi meslek grubunda hangi statüde olursa olsun iş ortamında stres çalışanın motivasyonunun düşmesine, mutsuz olmalarına, kendini değersiz veya yetersiz hissetmesine bununla beraber dikkat eksikliğine, uykusuzluğa, ağrılara, öfkeye tükenmişliğe ve hatta ciddi psikiyatrik hastalıkların çıkmasına sebep olabilmektedir.

Stres kaynağı olarak;

Kariyer ve maddiyat beklentileri, ünvan rekabetleri, fazla mesailer, ağır hedef stratejileri veya hedefsizlik, işten atılma korkusu, mobbing gösterilebilir.

Düşük bir olasılıkla da ailevi problemler yansır ama genellikle insanlar ailevi problemlerinden uzaklaşmak adına işine yönelme eğilimlerinin arttığı gözlenmiştir. Memnuniyetsizliği işine yansıyan çalışanın ailevi sorunları olduğu ilk akla gelen ama genellikle yanlış bir yargıdır. Bu durumda memnuniyetsiz çalışan bir süre gözlenir, sebep olduğu sorunlar bir süre görmezden gelinir daha sonra uyarı ve ültimatomlar ile daha stresli bir ortama zemin hazırlanır. Asıl problemi kariyer ya da maddiyat beklentisi olan çalışanın kaybedilmesi ile sonuçlanır. Asıl izlenmesi gereken yol; sorunun anında saptanması ve işveren ve çalışan açısından en verimli çözüme kısa sürede ulaşılmasıdır. Çalışanlarımız kurumun iç müşterisidir, ürünü ya da verilen hizmeti en iyi bilen ve dış dünyaya pazarlayan temsilcilerimizdir. Kurum açısından kaybedilen çalışanlar verimlilik ve cirosal faaliyetlerde ciddi zararlara sebep olabilmektedir.

Nasıl bir çalışma ortamı oluşturmalıyız?

Çalışma ortamı koşulları meslek grubuna, hizmet verdiği sektöre göre değişken olmakla birlikte ilk olarak rehber alınacak şartlar meslekler için ülke çapında kabul görülen prosedür ve talimatlar olmalıdır. Daha sonra misyon ve vizyon oluşturulmalı, birim bazlı günlük, aylık yıllık hedefler belirlenmeli ve çalışan personel etkin yönetim teknikleri ile hedefe yönlendirilmelidir. Süreç bazlı hedeflerin belirlenmesi görev ve sorumlulukları ile hedefe hizmet eden çalışan personel ile adil bir toplantı ortamında belirlenir ise çalışanlarda hedefe yönelik görev ve sorumluluk konusunda farkındalık oluşur, çalışma ortamına aidiyet duygusu artar, kendini değerli hisseder motive olur ve ağır hedef stratejilerinin meydana getirdiği mobbing uygulamaları önlenmiş olur, verimlilik artar.

Delegasyona önem verin ve ekip çalışmasında verimliliği arttırmak için gerektiğinde inisiyatif alabilen etkin bir lider belirleyin.

Açık iletişime teşvik, çalışanın kendini serbestçe ifade edebilmesi hedefleriniz ve mevcut iş gücünüz açısından sizlere bakış açısı kazandıracaktır.

Her şartta adil olun verdiğiniz tavizler zamanla yönetim gücünüz için tehdit oluşturacaktır.

Adalet güneş gibidir, geri kalan her şey onun etrafında döner. (Konfüçyüs)

Hukuki olarak mobbing (yıldırma) olarak değerlendirilen davranışları hatırlatmakta fayda var…

Aldatıcı konuşmalar, alaycı girişimler, hakaret ve hakarete varan sözler, bağırmak, yaptığı işleri görmezden gelmek, hata aramak, çalışma ortamından izole etmek, görev vermemek veya üstesinden gelemeyeceği sorumluluklar yüklemek, çalışma saatleri konusunda haksızlığa uğratma sayılabilir.

Fiziksel çalışma ortamı nasıl olmalıdır?

Öncelikle meslek gruplarına özgü çalışan güvenliği standartları rehber alınmalı ve risk analizleri yapılmalıdır.

Gürültü ölçümleri periyodik olarak yapılmalıdır 80 dB üstündeki sese uzun süreli maruz kalan çalışanlar stres, uykusuzluk, işitme hasarları yaşamaktadır ve meslek gruplarına uygun önlemler alınmalıdır.

Odaklanma sorunlarının önüne geçmek ve verimliliği arttırmak için çalışma ortamındaki ışık seviyesine etmeli mümkünse gün ışığı kullanmalısınız.

Çalışma ortamının hijyenik ve ergonomik olması gerekmedir.

İlham alınacak ofisler için bir link ↘

https://onedio.com/haber/ise-gitmek-icin-can-atacaginiz-27-ofis-700595

Kalite Yönetim Sistemleri, Liderlik teknikleri, Motivasyon, Delegasyon, Mülakat teknikleri, Etkin İletişim konularında danışmanlık ve eğitim için selintatliadana@gmail.com mail adresimden ulaşabilirsiniz.

                                                                                                                                           Selin TATLI

34

Yorum Yok

    Yorum Bırakın

    nineteen − seven =