Mesaj Kaygısı ve Diğerleri

Mesaj

Mesaja Karar Vermek

Her kişininin, şirketin veya kurumun bir mesajı olmalı. Bu mesaj hem sizi anlatmalı, hem de hedef kitlenize doğru mesajı vermeli. 21. Yüzyılda monolog devrinin bittiğini göz önüne alırsak, mesaj ayrıca diyalog imkanı da sunmalı. Tüm kurumların bu tipte kurumsal bir mesaja ihtiyacı olduğu aşikar. Bu mesaja karar verirken ajansınızdan yardım almak işinizi kolaylaştıracaktır. Kılavuzsuz yola çıkmak sizi bir yere götürmeyecektir.

Bu mesaja karar vermek aslında ne çok zor ne çok kolay. Ancak bir yol haritası var. Ürününüzü veya hizmetinizi iyi anlamanız bu mesaja karar vermenin ilk adımı. Ürününüz için düşünürsek, hangi duyguyu müşterinize veriyorsunuz? Rahat? Ucuz? Kolay? Modüler? Hızlı? İşinizi kolaylaştıran? Taşıması kolay? Tamamen doğal? Her an yanınızdan ayırmayacağınız? Eğlenceli? Genç? Dinamik? Bu sorulardan sadece birkaçı. Bunu bulduğunuz anda aslında kurumsal mesajınıza bir adım daha yaklaştınız demektir. Hedef kitleniz kimler? (Yaşayan herkes demeyin lütfen!) Hangi sosyo-ekonomik sınıftan? Yaş sınırlaması? Yaşadığı şehir? Yaşadığı semt? Cinsiyet? Eğitim durumu? Tüketim alışkanlıkları? gibi sorularla mesajı alacak kitleyi belirlemiş oluyorsunuz. Bu durumda belki bir sosyologun yardımını almak, bu kitlelerin alışkanlıklarını belirlemek açısından çok önemli. Ürününüzü satın alan mevcut müşterileri incelemek size muhtemel müşterileri de anlatacaktır. Çünkü üç aşağı beş yukarı hedef kitle mevcut kitleye yakın olacaktır. Onların ürününüz ile ilgili görüşlerini toplarsanız, kurumsal mesajınızı belirlemekte ve tanıtımlarınızı tasarlamakta yardımcı olacaktır. Bu arada soracağınız her soruya verilecek cevapları gerçeği yansıtmayacağını da unutmamak lazım. Ayrıca müşteriler sorularınıza neden cevap versin ki? Bunun için bir sebepleri olmalı. Havuç yoksa tavşan da yok. Bu sorulara cevap verecek müşterileriniz bir avantaj elde etmeliler, bu nedenle de müşteri geri bildirimi toplamanın en iyi yolu, onları bir kampanyaya dahil etmek. Belki indirim, belki hediye. Bu havuçlar sayesinde, daha doğru bilgiyi daha kolay toplayabilirsiniz.

Örnek vermek gerekirse, B sosyo-ekonomik sınıfına ait bir hedef müşteri kitlemiz var diyelim. Bu kitleye uygun olmayacak veya hatta hakaret kabul edebileceği bir mesaj vermemeniz gerekir. Broşürümdeki kuponu yırt getir sana %10 indirim vereyim demek, belirli rakamın altında kalacak bir alışveriş için çok lüzumsuz olacaktır. B sınıfından hiç kimse 30 TL’ lik bir alışverişinden 3 TL indirim alacak diye o kuponu yırtıp size getirmez. Hatta siz yanlış bir gruba yanlış bir mesaj verdiğiniz için belki de zihninde sizden bir daha ürün satın almamak duygusu da gelişebilir. Hangi mecranın size hangi şekilde uygun olacağına da ancak doğru bir hedef kitle analizi ile ulaşabilirsiniz. Hangi mecrayı hangi sosyo-ekonomik kitle izler? Bunu bilmeden yapılacak reklamın size yararı olmaz mı? Kesinlikle olur ancak yararın maliyeti optimum seviyede olmayacaktır. Burada anlatmaya çalıştığım herşey aslında sizin için en doğru mesajın optimum seviyede müşterilerinize anlatılması için.

Sosyal medya’dan bahsetmeden elbetteki bu yazıyı bitiremem J Sosyal medya için bugüne kadar çok şey yazıp çizdim, orada da aynı şeyler geçerli. Orası da belirli sosyo-ekonomik veya sosyo-kültürel insan topluluklarını bir arada bulunduruyor. Sizin için ulusal konvansiyonel mecralar ne kadar önemliyse ve oralarda hata yapmanın size ne büyük sorunlara mal olacağını biliyorsanız, sosyal medya da aynı. Bizim amca oğlu çok yatkın bilgisayara, sosyal medyamıza o bakıyor, ben anlamıyorum tivittırdan, o nedenle de biz oralarda yokuz, sosyal sorumluluk projelerimizi medyada yayınlıyoruz, sosyal medya o demek değil mi? demeyin. Geleneksel medyanın yerini, sadece istediğiniz içerikleri görebildiğiniz sosyal medya alıyor. Biz sosyal medyaya girdik, bir sürü şikayet aldık, hiç hoşumuza gitmedi, çıktık diyenlere de rastladım. Kafamızı kuma gömünce tüm sorunlar çözülüyor. Tersini düşünsek? İyi ki sosyal medyadayız, insanlar şikayetlerini bize rahatça iletebiliyorlar, bu müşterilere geri dönelim, sorunlarını dinleyelim, haklılarsa, bu sorunları çözüp onlara geri bildirimde bulunalım. Sohbet ettiğimiz eski bir dostumuza, çalıştığımız firmalardaki şikayetlerin sosyal medya aracılığıyla çok azaldığını, tabir-i caiz ise gelen şikayetleri bizim arkadaşlarımızın ilk önce göğüs kontrolü ile yumuşattıklarını, sonra firma yetkilileri ile paylaşarak beraber çözüm bulduklarını ve teker teker çözdüğümüzü anlattım. Ben bu amaçla kullanılabileceğini düşünmemiştim demişti.

12

Yorum Yok

    Yorum Bırakın

    one + 4 =