Mesele ne kadar iyi olduğun değil, ne kadar iyi olmak istediğin

Kitap İncelemesi 1

Kitap İncelemesi

“Mesele ne kadar iyi olduğun değil, ne kadar iyi olmak istediğin”
“It’s Not How Good You Are, It’s How Good You Want To Be”

Yazar: PAUL ARDEN
Çeviren: FERHAT TÜMER
Phaidon Press Limited / 2008
Doğan Müzik Kitap Mağazacılık A.Ş.

ISBN 978-605-0032-06-2

 

Kolay okunabilir, mesajlarını basitçe veren ve reklamcılar için yararlı olduğunu düşündüğüm bir kitap. 17 Kasım 2013’te Ankara Kızılay’da sürekli alışveriş yaptığım bir sahaftan diğer 11 kitapla birlikte almıştım. Böyle yapmayı tercih ediyorum, kitapları genellikle okunmuş olanlardan seçiyorum. Hem çok çeşitli kitabı uygun bütçeye alıyorsunuz, hem de kitapçıyla çok keyifli bir sohbet gerçekleştiriyorsunuz. Benden önceki okuyanın hiç not almadığı, sanıyorum okunmamış bir kitap. 127 sayfa, büyük fontlu, resimlerle konular desteklenmiş. Çoğunlukla, yaratıcılık üzerine olduğu için, kitapta da yaratıcı davranılmış. Alışılageldikten daha küçük boyutlu. Çok kısa sürede okunabildiği için, bir kez dikkatimi vererek okudum, ikinci kez ise beğendiğim yerlerin altını çizmek için okudum. Tavsiye ederim. 49 cümlenin altını çizdim. Bunlardan bazılarını şirket için kullanmak üzere, geri kalanını ise sosyal medyada paylaşmak üzere ayırdım.

Bunlardan en beğendiklerim:

“Persilmatik kadar ünlü olmak istiyorum.” Victoria BECKHAM – Sayfa 18
OOT: Son derece yaratıcı bir marka konumlaması. Markasının bilinirliğini ve ünlülüğünü Persilmatik ile ölçümlemek, aynı kategoride olmasalar da başarılı bir başlangıç. Geldiği noktaya bakılırsa Persilmatik ile yarışmak işine yaramış.

Hepsi benim hatam bölümü. “Eğer kendini ters giden bir şeyin içinde bulursan, asla başkalarını değil, sadece ve sadece kendini suçla. Bahane diye bir şey yoktur. Sayfa 28-29

Fikirler herkesindir. Havada süzülürken çekip alırsın. Tek yapman gereken, kendini o fikirleri alabilecek hale getirmendir. Sayfa 31

OOT: Fikirleri paylaşmanın, onların çalınması korkusundan uzaklaşarak, size yarar getireceğini hep düşünürdüm, bunu anlatan bir konu. Aklınızda olup onları gerçekleştirmediğinizde o fikirlerin hayatını sürdürmelerine engel olmuş oluyorsunuz. Ayrıca fikirlerinizi paylaştıkça yenilerine yer açmış olmak da yaratıcılık için yararlı.

Heyecanını kaçırmamak için burada yazmıyorum, ancak 34. sayfadaki radyo reklam metnini çok büyük bir keyifle okudum. Üzerinde düşünülmesi gereken bir reklamcılık anlayışı.

Bilgi, geçmişten gelir. Bu yüzden güvenlidir. Ama aynı zamanda eskidir. Orijinalin karşıtıdır. – Sayfa 54

OOT: Bildiğimiz bir çok atasözünün karşıtı bir anlayış. Deneyim iyidir ancak korkak olmanıza, yaratıcı olamamanıza sebep olabilir. Reklam dünyasında yaratıcı olmak istiyorsanız eskiden uzak durup, bilmediğinize yönelmek size yaratıcılık getirir. Üzerinde uzun süre düşüneceğim bir anlayış olacak. Belki de bildiğimiz bir çok şeyin bizi yavaşlattığını düşünmek zamanı.

Kendini nasıl görüyorsan, başkaları da seni öyle görür. – Sayfa 64

OOT: Kitapta en bayıldığım cümle. Yıllardır bir çok kişiye söylediğim bir anlayışın kelimelere en iyi dökülmüş hali. Neden bu şekilde bir cümleye çevirmedim diye kendime kızdığım sayfa. Kişisel markanızı en iyi siz görürsünüz veya karşıdaki kişiye istediğiniz gibi siz anlatabilirsiniz. Algı yönetiminin kısa bir cümleyle anlatılmış hali. Markanızı yönetmenin en iyi yolu, nasıl algılandığınızı yönetebilmektir diye açıkladığım olgunun değişik bir bakış açısı. Üniversite seminerlerinde 2013-2014 döneminde kullanacağım.

Arabanı satmak için yıkatıyor ve onu en iyi haliyle gösteriyorsun. Hepimiz reklamcılık işindeyiz. Bu yaşamın gerçeği. – Sayfa 118

OOT: “Sat Kendini” seminerlerinde anlattığım kendini pazarlama stratejisi örneklerine benzemiş. Pazarlama ve reklamcılık algısı için daha fazla örnek çıkartılabilir ve kendimize uygulanabilir.

12

Yorum Yok

    Yorum Bırakın

    12 − eight =