SAHNEDEN NOTLAR

Konuşmacı

İnsanlar önünde konuşma konusunda yazmaya başlamışken diğer tecrübelerimi de aktarmak istiyorum. Sahneden notlar derken ilgi çekici bir başlık olmasını istediğim için bunu kullandım ama sahne herkesin hayatında başka bir durum. Toplantıda konuşmak, satış yaparken konuşmak, iş görüşmesi veya katıldığınız bir davette konuşmak da aslında sahne. Büyük ya da küçük, her kitleye yapılacak tüm konuşmalar bir sahne hissiyatı uyandırıyor insanda.

İlk üç beş konuşmadan sonra aslında işin denklemini çözmeye başlıyorsunuz. Ama bu durum inatçı ve dediğim dedik bir karakter değilseniz geçerli. Bu özelliğe de yanlış demiyorum çünkü bildiğiniz yolda kararlıca yürümek de başarıya ulaşabileceğiniz bir hareket olabilir. Bu denleme uygun olmak zorunda değiliz elbette ki, zamanla kendi denklemimizi de oluşturabiliriz.

Pazarlama ve iletişimin tüm kuralları konuşurken harfi harfine geçerli. Konuştuğumuz kişiler hedef kitlemiz, onları ne kadar iyi tanıyorsak ve algıladıysak başarılı olma olasılığımız o kadar yüksek. Sonuç olarak onlara aslında ya kendinizi ya fikrinizi ya da bilginizi pazarlıyorsunuz.

Dinleyicilerden biri olmak lazım diyorum bu nasıl olacak?   

Katılacağım etkinlik eğer üniversiteli dostların katıldığı bir etkinlikse genellikle bana ayrılan en ön sırada değil de kolay kalkabileceğim ama dinleyicilerle de bir arada olabileceğim, arka sıralarda koridor kanadında bir yere oturuyorum. Yanımdaki, önümdeki dostlarla bağlantı kuruyorum, kaynatıyorum. (Diğer konuşmacılar konuşurken değil) Bu sayede hem onları ve durumlarını anlamış oluyorum hem de bu sayede dost ediniyorum. Bağlantı kurduğunuz o kitle siz konuşmaya çıkınca kendilerinden birinin orada olduğunu biliyor ve bunu coşkulu bir şekilde hissediyor, yansıtıyor.

Kurumsal etkinliklerde ise bu o kadar kolay olmuyor ama öncesindeki araştırmak, eşe dosta sormak, bilgi almak ve sonrasında konuyu kafamızda bu bilgilerle birlikte hikayeleştirmek işe yarıyor. Unutmayın ki o kişiler yoğun bir iş temposu içerisinde o zamanı ayırdılar ve onlar için sıkıcı olacak her şey istenmeyen durum.

Küçük gruplara sunum yapmak

Bu daha eğlenceli, küçük grupları incelemek, hakkında bilgi toplamak ve ona göre strateji geliştirmek çok daha kolay. Ancak karşınızda çok insan varsa etkileşim daha düşük oluyor ama küçük gruplarda karşılıklı konuşmalar daha fazla. Bu da konsantrasyon bozukluğuna yol açmamalı. Sunum yapılan küçük gruplarda az sayfalı, net, büyük yazılardan oluşan, sonuç odaklı ve görsellerle desteklenmiş sunumlar daha başarılı sonuçlanıyor. Bunu nasıl sağlayacağız? Karşı tarafa iletmek istediğiniz bilgilere karar verin. Sonuçta ulaşmak istediğiniz noktaya karar verin. Bu bilgileri giriş, gelişme ve sonuç akışı içerisinde, istediğiniz sonuca ulaştıracak şekilde sunuma dökün. Kontrol ederken karar verdiğiniz veya olmasını istediğiniz sonucunuza hizmet edip etmediğini test edin. Sonra kısaltmaya başlayın, sayfaları dolu dolu olmamak koşuluyla birleştirin, gereksiz olanları atın, yazı çoksa azaltın. Sunumdaki görselleri, tabloları veya istatistikleri görmeliler ama geri kalan kısımda sizi dinlemeliler. Sunumunuza mutlaka bir hikaye ekleyin, kısa ama etkili bir hikaye tüm sunumun gidişini değiştirebilir. (Fıkra olmasın ama)

Bir sonraki yazıda ise; insanlar önünde konuşma konusundaki korkularınızın sebebi, insan ilişkileri, utanmak veya kendinize güvenmemek ise bununla ilgili bazı önerilerim olacak.

14

Yorum Yok

    Yorum Bırakın

    2 × three =